6. Sigorta: Toplumsal Güvenlik

 

6. Sigorta: Toplumsal Güvenlik:

Beytulmalın kullanım alanlarından biri de elden ayaktan düşmüşlerin, velisi olmayanların, kısacası kendi bakımlarını sağlayamayacak durumdaki kişilerin (elbette bu yoksulluk kendi ihmallerinden kaynaklanmamalı) ihtiyaçlarını temin etmektir. Rivayette İmam Ali’in (as) yanındakilere elden ayaktan düşmüş bir ihtiyarı sorduğu: “Hiristiyan bir yaşlı adamdır, şimdilerde yoksul düştü” cevabını aldığında şöyle buyurduğu nakledilir: “Gençken gücünden istifade ettiğiniz halde şimdi çalışmayacak durumda olduğu için nasıl olur da onu kendi haline bırakırsınız?” buyurmuşlar ve kendisine bütçeden bir maaş bağlamışlardır.        

 

29’uncu madde şöyle der:

“Emeklilik, işsizlik, yaşlılık, çalışamaz duruma gelmek, kimsesizlik, yolda kalmışlık ve beklenmedik olaylarda sağlık hizmetlerine, ilaça ve tıbbî bakıma ihtiyaç dolayısıyla sigorta veya buna benzer bir şekilde sosyal güvenlikten yararlanmak herkese ait bir haktır.        

 

Devlet kanunlara uygun olarak kamu gelirlerinden ve halkın katkısı ile sağlanacak gelirlerden yukarıdaki hizmet ve malî destekleri ülkedeki her bir ferde ayrı ayrı sağlamakla yükümlüdür.”

Toplumsal dayanışmanın, güvenliğin sağlanması için fıkıhta hisbe kurumu öngörülmüştür. Bu kurum bugün işlevliğini sigortacılık yönteminde bulmaktadır. Sigortacılık yeni bir olgu olduğu ve Hz. Peygamber (saa) ve İmamlar (as) zamanında mevcut olmadığı için, fakîhler içtihat ederek cevazına hükmetmişlerdir (İmam Humeynî, Tahriru’l-Vesile, II, 608).        

 

Devletin toplumsal düsenceyi sağlama ve iş olanaklarını yaratma zorunluluğu (28’inci madde) ve İslâmi iktisat düzeninin –ki ayrıntılarını ilerde göreceğiz- yardımıyla Anayasa’nın yoksulluğu ortadan kaldırıp toplumsal refah gerçekleştirmeye verdiği önemi anlayabiliyoruz.

Yaşlı ve velisi olmayan kadınlar ile velisi olmayan çocukların durumuyla ilgilenmek önceliklidir.